Bugün O giderken bunları düşündüm,

Uzun zamandır ilk defa..En son ne zamandı hatırlamıyorum..

"Ağlamak yok, vedalar insana zaman kaybettirir." diyordu ya o şair. Hep bunu içimde hissettim,bunu benimsedim. Ben kimseye/hiçbir yere bağlanmak istemedim. Bir gün çekip gidebilme özgürlüğüm hep elimde olsundu. Hep böyle düşündüm.

Hem zaten hiçbir yer sana ait değildi ki. Hiçkimsenin hayatı senin değildi. Hiç kimse hayatını sana ödünç dahi vermedi.

Ben de bu şehri terk edecek miyim?

Bir gün belki, bu ülkeyi?


Hepimiz bir gün bu dünyayı terk edeceğiz Elif..


*monislawa.deviantart.com

*18

"En çok düşündüğümüz kelimeyi en az kullanmaya bizi mecbur eden gururumuzu aldatmak için, sevmek fiiline sözden başka ifade şekilleri ararız. Meselâ dün, o, masadaki yerlerimizi değiştirmemizi istedi. Öteki masada oturan güzel kadının tam karşıma düşmesine tahammül etmediğini hissettirmişti. Bense, onun bir aralık başının ağrısını geçirmek için aspirin almaya garsonu yollamak mümkün olduğu halde, eczahaneye bizzat gidip geldim."
Peyami Safa-Yalnızız s:47-48

*tek


Sabah ezanını dinlememe, O'nu vesile kılana şükürler olsun.


Sevgili Canım Z.

Her şeyden çok gönderdiğin o kart sevindirdi beni. Bunu eminim, bilerek yaptın. Bir de gülümsemişsindir. Öyle net ki hayalin, gözümün önündesin sanki. Sana cevabım ne olursa olsun, gerçeği içinde hissetmez misin? Şimdi ben karşındaymışım gibi düşün.Her daim yolunu gözlerim bilirsin.Mektubun bana ulaştığında gözlerim.. O anı ben göremem, onu ancak sen anlayabilirsin. Görmeye lüzum mu var?

Bugün kışlıklarımı valize doldururken bana aldığın kırmızı bere çıktı karşıma. Ben onu kaybetmemişim Z.! Hani öyle zannetmiştik. Ya da o beni buldu tekrar.
Son günlerde farklı insanlarla tanışıyorum. Senin de onları görmeni isterdim. Görmek ne demek Z.? Tanımak? Geçen akşam bir arkadaşımla konuşurken ona sordum. Birinden bahsediyordu, "Ama" diyordu, "bir insanı zaman geçmeden tanıyamazsın." Zaman dediğin nedir ki Z.? Ben buna tam da şudur diye kesin bir şey söyleyebilir miyim? "Bir insanı tanımak için zamana hiç gerek olmayabilir." dedim ben. -Ben bunu nereden öğrendim, bilmiyorum. Daha önce bu konuda düşünmüş müydüm ki?-
"Bir insanı görmeden de tanıyabilirsin. Onun özünü görebilmen değil midir aslolan? Bunun için göze mi gerek var? Bir insanı, misal, kelimelerinden tanıyabilirsin. Onu bilirsin.Anlayabilirsin ve dahi kendini anlatabilirsin.Aksini düşünelim bir de, zaman geçse, bir ömür olsun ne farkeder, onun özünü anlamadıktan sonra tanıyorum diyebilir misin?"

Bunları ben neye binaen söyledim?
Ben birini böyle tanımış mıydım Z.?
Yoksa içimde benden gizli büyüyen ufacık bir umut muydu, tüm bu benim zannettiğim kelimeler?

Hoşça kal Z.
Gözlerim seni gözler.

*15

Rüyamda Dünya'nın sağ tarafındaki ülkelerde yaşayan gençlerin daha bilgili, kültürlü olmaları, kendilerini geliştirmeleri için dua ettim.


Neye göre sağ?
Nasıl bir dua?
Oysa bana rüyamda hakikaten çok mantıklı gelmişti.

*14


... "Bu açıdan bakınca, yağmur da hüzün gibi bir şey galiba: İlk başta, aman bana ilişmesin diye didinir sakınırsın, emniyetli ve kuru kalmak için elinden geleni yaparsın, ama baktın ki olmuyor, baktın ki yağıyor üzerine dört bir koldan, gark olursun ta dibine kadar ve bir kez bu kadar battın mı içine, ha bir damla eksik ha bir damla fazla ne fark eder? Yağmur da hüzün gibi bir şey, yakalandın mı bir kez, azı çoğu yok artık. Olsa olsa "kuru kalabilenler" ve "sağanaktan nasibini alanlar" var." Elif Şafak-Baba ve Piç s:11

Hadi Al götür beni


Olur da ismini unuturum diye onca yorgunluğuma rağmen uyumadım. Arada bir iki defa dalmışım. 5 dakikacık kaçamaklar.. Ama gözümü açtığım an telaşla tekrar edip durdum..İsmini ezberlesem ne olacaktı, düşünmedim. Yalnızca unutmamalıydım, unutmadım. Bu sözü kime vermiştim ki? Sana mı? Kendime mi?


*alabaster-retard.deviantart.com

Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa