ah beirut!


3 saat sonra sevinçten zıplayacak olma ihtimalim,
sanki azalıyor.
Güneş bulutların ardından çıkacak gibi, bugün çıkamıyor.
Sen; uzaktasın, ulaşamıyorum.
Ne zaman uyanacaksın? Bana döneceksin?
dönecek misin?


sorun mu?
değil.
hepsi, en güzeli, sonradan bunu diyebilmekti.

those were our times
**
were not all bad

hâyâl misin?


"Kahve yaptım, otur biraz daha"

"peki."

Neredeyiz, burası Beyrut mu?
Bir gün savaşlar da bitecek mi?
"Savaş" sözlüklerden silinecek mi?

Helsinki'ye gidip üşüyeceğiz.Renkli sonbaharlar, gerçek kışlar..
Kartpostallar, fotoğraflar.
*
Atina'dan yazdığın mektubun hala bana ulaşmadı.Ulaşır mı?
Sen bana ulaştın mı?
Neler yazmıştın kimbilir, bir zamanlar; ne çok olsa da mesafe, hiç yokken.
*
Tarçın ve portakal kabuğu şekerlemesi.
Lütfen.
Teşekkürler değil, teşekkür ederim.

foto:kimssi.deviantart.com

yollar bitmez düşünerek


Merhaba,


Buralara uğramayalı çok oluyor.Gitme hayaliyle doluydum bir zamanlar. Şimdi yine geliyor.Güzellikler oralarda mı?

Dün O'nunla konuşurken farkettim, benim kelimelerim hüzünlü, sadece kelimelerim üzgün. Oysa en fazla O üzülecek.
Kendimi olmayacağım biri gibi gösteriyorum.
Yazık.
Oysa O'nu, hiç istemediğim halde, en fazla ben üzeceğim.
Hep bu halim..
Umursuyormuş gibi yapıp kendime yalandan hüzünler aramam.
Ben iyiyim.Hu Hu!
hep öyle kalacağım.en iyi sen bilirsin; ağlasam da mutluyumdur.

foto: raphos.deviantart.com



Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa